Orman yangınları hepimizin ortak sorumluluğu son günlerde Balıkesir’in Gömeç ve Edremit ilçelerinde ülkemizin çeşitli bölgelerinde birçok noktalarında meydana gelen orman yangınları hepimizi derinden üzmektedir, yangınlar sadece ağaçları değil binlerce canlının yuvasını su kaynaklarının tarım alanları ve gelecek nesillere bırakacağımız en kıymetli birisi tehdit ediyor.
Bu bağlamda Türkiye Akdeniz kuşağında yer aldığı için yaz aylarında yüksek sıcaklık Düşünen ve kuvvetli Rüzgar nedeniyle orman yangınları ancak bugüne kadar alınan resmi verilere göre yangınların büyük bölümü insan kaynaklı nedenlerle çıkıyor sönmemiş mangallar sigara izmaritleri Anız yakılması Elektrik hatlarındaki arızalar ve dikkatsizlik sonucu çıkan kıvılcımlar büyük felaketlere dönüşmektedir 2024 yılı verilerine göre ülkemizde 3 bin 408 orman yangını meydana geldi ve yaklaşık 26 bin hektar orman zarar gördü bu kayıpların TL bazında milyarlar olduğunu bilmemiz gerekir. Bu kayıpların telafisi yalnızca ekonomik değil birazcık yeniden büyümesi onlarca yıl alırken yok olan doğal yaşamın eski haline dönmesi çok daha uzun zaman gerektirebiliyor… Son Yangınlarda ekipler hava ve kara araçlarıyla büyük bir özveriyle gece gündüz mücadele ettiler, orman teşkilatı itfaiye Güvenlik güçleri gönüllüler ve bölge halkı alevlerin daha fazla yayılmaması için fedakarca canla başla çalıştılar…
Orman yangının çıkış nedenlerine ilişkin tahkikatlar devam etmekte şurada unutmamamız gereken ormanlar sadece bugünün değil çocuklarımızın ve torunlarımızın da geleceğidir. Bu nedenle ormanlık alanlarda ateş yakmamak, cam, şişe ve yanıcı maddeler bırakmamak en küçük dumanı gördüğümüzde 112’yi aramak hepimizin vatandaşlık ve insanlık görevidir doğayı korumak 86 milyon vatandaşın ortak sorumluluğudur. Bugün göstereceğimiz duyarlılık yarın nefes alacağımız ormanları yaşatacaktır. Zira gelecek nesillerimize iyi bir miras bırakmak için herkesin dürüst ve insancıl olması gerekir. Bu bağlamda sırf rant elde etmek için birçok orman alanlarını yakarak imara açılması ve orada bir takım rantiyecilerin kendi menfaatleri doğrultusunda ormanlarımıza zarar vermesi emin olun ki yapılan en büyük caniliktir bu ve buna tenezzül edenler yüce Türk adaleti karşısında hesap vermelidir. Bu konuda devletimiz gereken titizliği yapacağından ufak bir endişemiz yoktur. Ez cümle şunu söylemek isterim ki yakılan her orman ülkemizin akciğerleridir. Bugün dünyada ekolojik dengenin bozulması doğaya verilen zararlardan meydana gelmektedir, bunun yanında çarpık kentleşme hoyratça tarım arazilerine inşaatlar yapmak ve çıkar amaçlı kişilerce insafsız bir şekilde gasp edilmesidir. Orman sevgisi ve vatan sevgisi küçük yaştan çocuklarımıza görsel olarak aşılanmalıdır. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız; ahlaklı birey olarak yetişirse aileden ve çevreden almış olduğu güzel davranışlarda hem çevresini hem de doğada bulunan güzelliklere ve geçmişten atalarımızın bize bırakmış olduğu miraslara sahip çıkarak kendilerinden sonrakilere teslim etmek için bir kat daha ivme kazanmaları mümkündür.
Tabii ki bunu çevresi vatan sevgisi orman sevgisi ve ahlaklı olma terbiyesiyle kazanılmış olur çokça kullandığımız söz vardır: “Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz”… Ayrıca yine çok güzel bir söz vardır: “ne ekerseniz onu biçersiniz” Tabii; bu güzel sözleri yaşamımızda uygulamak gerekir. Söz, sözde kalmamalı. Bunun için de hepimize bir takım görevler düşmektedir. Ebeveynler olarak çocuklarımıza çok küçük yaşta çevre bilincini toplum bilincini sevdirmek çevreye zarar verilmeyeceğini iyi anlatmak gerekir. Çocuklarımız bizleri kendilerine örnek almaktadır. Bizler düzgün düzenli olursak emin olun ki bizden sonraki nesillerde gelecek nesillere ışık tutacaktır. Bunu da; herkesin özverili olmasını sağlayarak, sırf menfaat ve çıkarı için doğaya çevreye zarar vermemek, milli servetimizi heba etmeme adına zenginlik kaynaklarımıza sahip çıkarak başarabiliriz….
