Doğa ile denizin buluştuğu mavi ile yeşilin perçinleştiği Kaz dağlarının o esintili serinletici rüzgârı adeta insanın içine ferahlık verdiğini yaşamın ve yaşantının gerçek nimetini soluduğumuz temiz havası ve oksijen deposu olan ülkemizin şirin tatil yerleri her yaz sezonunda, gerek iç turizm ve dış turizme hizmet etmektir. Genelde gurbetçi dediğimiz yurt dışındaki vatandaşlarımızın birkaç haftalığına tercih ettikleri hatta kendilerine bu eşsiz güzelliği olan yerlerden yazlık alarak yılın birkaç ayını aileleri ile geçirmekteler bir yılın stresi ve yorgunluğunu bu güzelim sahil şehirlerinde geçirmek insan olarak herkesin hakkı lakin herkes kendi bütçesi doğrultusunda bu imkanlardan faydalanabiliyor. Buraya kadar her şey çok güzel son 10 yıla kadar bu tatil beldelerimizde duş alacak ve lavabo ihtiyacını görecek sosyal tesisler vs yok denebilecek durumdaydı. Denize girdikten sonra eve veya kalacağınız yere gelene kadar deniz tuzu vücudunuzda kalır ve istenmeyen yanıklar oluşuyordu. Acısından kıvrandığımız zamanlar olurdu. Bu kadar ilkel yaşantısı 40 ve 50 yaş üstü insanlarımız çok iyi hatırlar şuan ki, zamanla kıyasladığın zaman adeta herşeyin değiştiği insana yaraşır bir sosyal donatı komplekslerinin olduğunu görmektekteyiz. Bu insana verilen bir değer, şuanda sizleri duyar gibi oluyorum 21. yy kardeşim hâlâ olmasın mı? Hemen işi siyasi yöne çekmeye çalışanların fısıltılarını duyar gibiyim. Kıymetli okurlar, hizmetin siyaseti olmaz hangi partiden olursa olsun insanlık adına yapılan insanca yaşamamız adına yapılan tüm hizmetler çok kıymetlidir. Bunu hayatta geçiren ve insanlığa sunan tüm hizmet erbaplarını Saygı ve hürmetle selamlıyorum. Hizmet evrenseldir… Bu evrenselliğin ırkı, bölgesi, dili, dini ve etnistesi olmaz, bu vesileyle asıl konuya değişmekte yarar görüyorum…
Bizler vatandaş olarak sahillerimize, denizlerimize ve yapılan hizmetlere ne kadar sahip çıkabiliyoruz? Maalesef çok üzgünüm, sahip çıkamıyoruz bir kaç örnek vermek istiyorum. Özellikle hangi sahil olursa olsun belediyelerimiz yürüyüş yolları, dinlenme ve piknik yapma yerleri yapmışlar. Lütfen sabahları bu alanları bir vatandaş olarak gezin dolaşın yahu Allah aşkına biz ne ara bu kadar vandallaştık, wc’lerin çeşme vanalarından tutunda kapı kollarına kadar zarar vermeler. Yedikleri içtikleri atıkları etrafa saçmak ve o şekilde bırakarak terk etmek denizlere cam, şişe poşet vs istenmeyen ve hoş görünmeyen görüntüleri görmek gerçekten insanın asabiyetini bozmakta, bizler hani “Eşref-i mahlukatık”? Yaratılanın en üstünü… Hiç yakışıyor mu ? Bu yapılanlar ve yaptıklarımız ertesi gün sen veya bir başkası o sahile gelmeyecek mi? Bu pespayelik, bu vurdumduymazlık neden illaki koskoca adamlarsınız kendinize laf söyletmek mecburiyetinde misin, herşeyden önce yapılan bu hizmetlerin karşılığı olarak bizler veya bizden sonrakilerin bu nimetlerden faydalanması adına kendi evimize, kendi malımıza nasıl sahip çıkıyorsak çevremize de sahillerimize de ve kamu mallarının hepsine sahip çıkmamız insanlık ve vatanseverlik görevimiz olmalıdır…Ayrıca benim şahsi düşüncem belediyelerimizin özellikle sahillerde ve millet bahçelerinde sivil veya resmi zabıta vs görevlilerinin yaya olarak devriye gezerek, bahsettiğimiz tavırlarda bulunan vatandaşlarımızı önce ikaz etmeli akabinde cezai müeyyide uygulanmalıdır. Bu yaptırımlar bir nebzede olsa işe yarayacağına inanıyorum. Ne kadar acı 21. YY ceza dan bahsediyoruz netice itibariyle hepimizin vergileriyle yapılan bu sosyal yaşam alanlarımız, sahillerimize sahip çıkmak ayrıca bilinçli birey yetiştirmemiz aileden, okula, okuldan topluma yayılarak bu şekilde gelecek nesillerimize daha da güzel temiz bir dünya bırakabiliriz …
Herşeyden önce; empati, empati… Kalın sağlıcakla
