Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Herkes Doğruyu Biliyor Ama Kimse Doğru Değil

Garip bir çağın içindeyiz.

Garip bir çağın içindeyiz.

 

Herkes her şeyi biliyor.
Herkes doğruyu söylüyor.
Herkes ahlak bekçisi.

Fakat nedense toplum her geçen gün daha çürüyor daha da geriye gidiyor.

Sosyal medyada bir olay oluyor. Dakikalar içinde binlerce “doğru” yorum yağıyor. Herkes adil, herkes vicdanlı, herkes ölçülü. İnsanlar orada neredeyse kusursuz bir karaktere bürünüyor ama aynı insanlar, aynı durum kendi kapısını çaldığında bambaşka biri oluyor. Mesela; Bir trafik kazası videosu paylaşılıyor. Herkes yorumlarda: “İnsan hayatı bu kadar ucuz mu?”, “Kurallara uymayanlar cezalandırılmalı!” Ama ertesi gün aynı insanlar kırmızı ışıkta geçiyor, telefonla konuşarak araç kullanıyor, “Bana bir şey olmaz” diyerek aynı sorumsuzluğu sergiliyor.’’

Ya da

Bir aldatma hikayesi düşüyor sosyal medyaya.
Herkes öfkeli: “Karakter meselesi!”, “Aldatan insan değildir!”, “Sadakat her şeydir!” Fakat aynı insanlar
kendi ilişkilerinde gizli mesajlar atıyor, “Bu sayılmaz” diyerek sınırları esnetiyor, yakalanmadığı sürece kendini masum sanıyor. Yaptığı gizli flörtün sadece iki arkadaş arasındaki samimiyet olduğunu kendi kendine kabul ettirmeye çalışıyor.

Neden?

Çünkü artık doğruyu yaşamak değil, doğruyu göstermek önemli. İnsanlar artık ahlaklı olmaya değil, ahlaklı görünmeye yatırım yapıyor. Vicdan bir iç ses olmaktan çıktı, bir vitrin haline geldi.

Birine haksızlık yapıldığında herkes ayağa kalkıyor ama aynı kişi, kendi çıkarı söz konusu olduğunda gözünü kırpmadan aynı haksızlığı yapabiliyor. Çünkü mesele doğruyu bilmek değil.
Mesele doğruyu kendine uygulamak.

İnsan, kendine gelince son derece esnek bir varlık. Kendine karşı acımasız değil; tam tersine, kendine karşı inanılmaz anlayışlı. Başkası yaptığında “ahlaksızlık” dediği şeyi, kendisi yaptığında “şartlar”, ‘’hak etti’’ diye açıklıyor.

İşte çürüme tam burada başlıyor.

Bilgi Arttı, Karakter Azaldı.

Eskiden insanlar belki bu kadar bilgiye sahip değildi ama daha tutarlıydı. Bugün ise herkes her şeyin doğrusunu biliyor ama kimse o doğruyu taşımıyor. Askerliğini bile yapmamış çocuklar devletin izlediği askeri politikaları, hamleleri, savunma sanayii hamlelerini eleştiriyor. Ancak bu eleştirinin altı dolu mu?

Ekonominin zorluğundan bahsedilirken bir yandan da kişi henüz daha kendi kişisel ekonomisini düzenlemekten, gelir gider dengesini kara kalem hesap etmekten aciz bir durumda.  Peki bütün bunlar neden oluyor?

Çünkü bilgi kolay. Paylaşmak daha da kolay ama yaşamak ağır.

Bir tweet atmakla vicdan sahibi olunmuyor.
Bir yorum yazmakla adalet sağlanmıyor.

İnsanlar artık düşüncelerini değil, kimliklerini pazarlıyor. “Ben doğru taraftayım” demek, doğru olmak yerine geçiyor.

Toplum Neden Kötüye Gidiyor?

Çünkü herkes kendini istisna görüyor.

Herkes sistemden şikayetçi ama herkes sistemin küçük bir parçası. Herkes yozlaşmayı eleştiriyor ama kimse kendi küçük çıkarlarından vazgeçmiyor.

Herkes dürüstlük istiyor ama kimse dürüstlüğün bedelini ödemek istemiyor.

Ve bu yüzden toplum, büyük yanlışlarla değil;
küçük, günlük, sıradan ikiyüzlülüklerle çöküyor.

Asıl Sorun: Ayna Korkusu

İnsanlar başkalarını yargılamayı seviyor. Çünkü o sırada kendilerine bakmak zorunda kalmıyorlar.

Ancak gerçek şu: Toplum dediğin şey “onlar” değil. Toplum sensin.

Eğer herkes doğruyu biliyorsa ama yanlış yapıyorsa, sorun cehalet değil karakterdir.

Artık şu soruyu sormanın zamanı geldi:

Sen doğruyu gerçekten savunuyor musun yoksa sadece doğru görünmeyi mi amaçlıyorsun?

Çünkü bu çağın en büyük yalanı şu:
Herkes haklı.

Ve herkesin haklı olduğu bir yerde…
gerçek artık yoktur.

Son söz olarak şunu söyleyebilirim ki;

Hiç kimse sınanmadığı yanlışın doğrusu olduğunu söyleyemez.

Reklamı Geç