Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Aşk Acısından Kurtulmak İçin Yararlı 10 Tavsiye:

Aşk Acısından Kurtulmak İçin Yararlı 10 Tavsiye:

Aşk Acısından Kurtulmak İçin Yararlı 10 Tavsiye:

 

  1. Gereksiz bütün iletişimi kes.

Çok gerekmedikçe ayrıldığınız kişiyle konuşmayın. Ayrıldığınız kişiden çocuğunuz varsa veya aranızda daha kapatmadığınız parasal ve parasal konularınız vs. o kişiyle (yalnızca bu konuları konuşmak emeliyle) temas kurabilirsiniz. Fakat ortak arkadaş ve arkadaşlarınızla sohbetlerinizde dahi o kişiden söz etmeyin. Ortak sosyal etraf hasebiyle aynı ortamlara girmeniz gerekiyorsa, nazikçe selamlaşmak dışında o kişiyle yalnız kalmayın ve konuşmayın.

  1. Sizin için duygusal manası veya hatırası olan, o kişinin size verdiği eşyalardan şipşak kurtulun.

Armağanlar, notlar, mektuplar vs. Bunları ayrıldığınız kişiye geri vermeyin. Parasal değeri olmayan eşyaları atın. Satılabilecek olanları (elbiseler vs) satın veya hayır müesseselerine bağışlayın. Hiçbir şartta bunların size geri gelmeyeceğinden emin olun.

  1. Arkadaşlarınızla daha sık zaman geçirin.

Zor vakitlerde arkadaş desteği ehemmiyetlidir. Fakat arkadaşlarınızı ağlama duvarına çevirmeyin. Onlarla beraber yapacağınız başka etkinlikler sizi oyalayacaktır.

  1. Hemen başka bir ilişkiye atlamayın.

Çivi çiviyi söker diyerek hemen başkasıyla ilişkiye giren insanlar vardır. Fakat bu yanlıştır! Başka insanlarla tanışmak tamam fakat başka insanlarla duygusal ve cinsel ilişkiye başlamak için çok yanlış bir dönemdesiniz. Kalbinizde ayrılık acısı varken doğru kişiyi bulsanız bile doğru ilişkiyi yaşayamazsınız.

  1. Eğlenceli ve yaratıcı bir şeyler yapın.

Önceden vakit ayıramadığınız için başka bir vakte ertelediğiniz bir şeyler yapın. Dans kursuna gidin, egzersize başlayın.

  1. Ayrıldığınız kişinin hiç hoşlanmadığınız negatif yanlarını düşünmeye çalışın.

İnsanlar ayrılmışsa bir sebebi vardır. Ayrılık acısı yaşarken insanlar hep ‘yaşanan mutlu günleri’ düşünür ama bu düşüncenin size bir faydası olmaz. Kendinize “Ayrılmamız iyi oldu, zira…” diye başlayan bir liste yapın. Ayrılık sürecini bir ‘arınma‘ süreci olarak düşündüğünüzde psikolojik değişiminizi pozitif bir raya oturtabileceksiniz.

  1. Ayrıldığınız kişi ile ilgili duygularınızı ve düşüncelerinizi bir kâğıda yazın.

Bu kâğıdı katiyen o kişiye göndermeye kalkmayın! Bu kâğıdı bir müddet gizledikten sonra yok edin gitsin. Ayrıldığınız kişiye artık duygularınızı izahın manası yoktur. Zira o artık sizin duygularınızı önem vermediği için sizin hayatınızdan çıkıp gitti. Ona olan duygularınızı izahınız onu geri getirmez. Aksine sizi zayıf ve patetik gösterir.

  1. Yalnız kalmaktan korkmayın.

Dünyanın sonu değil bu. Bu sizin yaşadığınız acıları ve sıkıntıları yaşayan milyonlarca insan var yeryüzünde. Kendinizi tekrardan iyi hissedecek ve yeni birini nasıl olsa bulacaksınız.

  1. Ayrılık acısı çekerken içkiye ve yemeye saldırmayın.

Ayrılırken “arkadaş kalmak” nazik bir temennidir. Fakat insanlar ayrıldıkları kişilerle çok seyrek dost kalabilirler. Duygusal balansınızı tekrar yoluna koyduktan sonra, ancak o vakit o kişiyle arkadaş olarak devam etmek isteyip istemediğinize karar verebileceksiniz. Önceden değil.

  1. Duygusal sorununuzu aklınızda ve kalbinizde tam olarak bitirmeden önce ayrıldığınız kişiyle arkadaş olmayı filan düşünmeyin.

Yaşadığınız bu kederli sürecin en iyi ilacı zamandır. Bu süreçte kendinize karşı sabırlı ve nazik olun. Ayrılıktan dolayı kendinizi suçlamayın. Bu tecrübeden bir şeyler öğrenmeye çalışın. Yaşananların bir hata değil, ileriye giden yolda yaşadığınız bir öğrenme süreci olduğunu düşünün…

 

Mutlu Olmak İnsanın Kendi Elinde Mi?

İster kral ister hamal olsun, dünyada en mutlu insan, aile huzuru olan insandır. (Goethe) ”Başarı ayrıntıda gizlidir” derler. Ama hepsi bu kadar değil. Bana göre “adam gibi adam” olmanın sırrıyla, mutlu olmanın sırrı da ayrıntılarda gizlidir.

Ancak hayatı ayrıntılarıyla kavrayıp yaşayabilenler mutlu, umutlu ve huzurlu olmayı başarabilir. Yoksa hayatın kaba yönlerini, hayvanlar, insanlardan çok stressiz, çok daha mutlu yaşıyor. Çünkü ne geçmişin “acı hatıraları” var hafızalarında, ne de gelecek endişesi. Biraz yiyecek, bir miktar su onları mutlu etmeye yetiyor.

Oysa insan, her şeyle alâkadar. Her şeyi ister. Her şeyden etkilenir. Bu sebeple mutlu olması zor, mutsuz olması ise kolaydır. Hayatından keyif alması ise hemen hemen imkânsızdır. Çünkü insanın mayasında karamsarlık vardır. İnsanların çoğu, istediklerine ulaşıncaya kadar karamsarlıkta ısrar ederler. Bu yapılarından dolayı da isteklerine kolay kolay ulaşamazlar.

Dikkat!

  • Yıllarınla inşa ettiğin yürek saraylarını birkaç saniyede yıkabilirsin. (Tamir zor, tahrip kolaydır.)
  • Hayatta nelere sahip olduğun değil, hayattan neler götüreceğin önemli.
  • Şirinlik yaparak kendine ancak yarım saatliğine ilgi çekebilir, beğeni toplayabilirsin. Gerçekten insanların ilgisini çekmek için dağarcığının (beyninin) dolu olması lâzım.
  • Kendini en iyilerle kıyaslayarak değil, kendini en iyinle kendini kıyaslayarak mesafe alabilirsin.
  • İnsanı başına gelenlerle değil, başına gelenler karşısında yaptıklarıyla değerlendir.
  • Başkalarını oldurmak istediğin gibi, başkalarına yapabileceğin en büyük iyiliktir.
  • Cevap vermek düşünmekten daha kolaydır. Yine de düşünmeden cevap verme.
  • Sevdiklerinle, ayrıldıktan sonra bile dost kalman gerekir.
  • Sen tepkilerini ve öfkelerini kontrol edemezsen onlar seni kontrol eder.
  • Kahraman denilen insanlar, bir şey yapılması gerektiğinde, yapılması gerekeni, şartlar ne olursa olsun yapan insanlardır.
  • Bazı insanlar seni sandığından daha çok seviyor, ama bunu sana gösteremiyorlar; tıpkı senin, sevgini sevdiklerine gösterememen gibi.
  • Bazılarına ne kadar sevgi gösterirsen göster, asla karşılık vermeyeceklerdir.
  • Para ucuz bir başarıdır, parasız başarılacak işler de vardır.
  • Düştüğün An seni tekmeleyeceğini zannettiklerinden bazıları seni kaldırmak için elini uzatır, seni kaldıracaklarını zannettiklerinden bazıları ise tekme atmaya başlarlar.
  • Ancak her şartta dürüst ve kendisiyle barışık yaşayanlar uzun soluklu oluyorlar.
  • Sürekli mutluluk yok, “mutlu An’lar” vardır. “An”ı yakalayıp yaşamaya bakmalı!

 

Reklamı Geç