Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

TÜRK MİLETİ‘NİN MİSAFİRPERVERLİĞİ HER ZAMAN KIYMETLİDİR

Sevgili okurlarım, Ülkemizde yapılan 2026 NATO Zirvesi 7-8 Temmuz’da Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı Başkentimiz Ankara’da gerçekleşti, 32 üye ülke liderlerini bir araya getirdi.

Sevgili okurlarım, Ülkemizde yapılan 2026 NATO Zirvesi 7-8 Temmuz’da Türkiye’nin

Sevgili okurlarım, Ülkemizde yapılan 2026 NATO Zirvesi 7-8 Temmuz’da Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı Başkentimiz Ankara’da gerçekleşti, 32 üye ülke liderlerini bir araya getirdi. Zirve de Rusya -Ukrayna savaşı, savunma harcamalarının artırılması, savunma sanayii iş birliği, terörle mücadele ve bölgesel güvenlik ana gündem maddelerinden oluşmaktaydı.

Toplantı esnasında üye olan ülkeler Cumhurbaşkanımız sayın Recep Erdoğan’ın başkanlığında Nato’nun orta savunma ilkesine bağlı kalınacağını bir kez daha deklare ettiler. Ev sahibi olarak ülke olarak savunma sanayii iş birliğinin geliştirilmesini, terörle mücadelede daha güçlü dayanışmayı ve bölgesel istikrarın güven içerisinde olunması konusuna değinildi.

Ayrıca İran ile İsrail arasında devam eden gerilimin ve İran’ın nükleer programı da gündeme getirildi. NATO, doğrudan bir müdahale yapmasa da kriz halinde ülkeler arası diplomatik çözümlerle desteklenmesi gerektiği fikri beyan edildi. Bu doğrultuda zirve kapsamında ikili görüşmelere de yer verildi. Ve bu görüşmelerin yeni işbirliklerine yol açacağını ve olumlu gelişmelere olacağını görmek gerekir.

Türkiye açısından zirvenin öne çıkan kazanılımlarını özetlersek:

Diplomatik prestij: Türkiye’nin ev sahipliği yapması, Ankara’nın NATO içinde önemli bir diplomasi merkezi olduğunu ayrıca 32 müttefik ülkelerin liderlerinin birlikte olmaları ve en iyi şekilde ülkemizdeki yapılan misafirperverlik yaklaşımıyla ağırlanmaları ziyadesiyle Türkiye’nin uluslararası prestijini bir kat daha artırmıştır.

ABD Başkanı Trump ile Cumhurbaşkanımız Erdoğan arasındaki samimi görüntüler ve aralarındaki görüşmeler olumlu bir atmosferde geçtiği, Trump Türkiye’ye uygulanan bazı yaptırımların kaldırılması ve F-35 savaş uçağı proğramına dönüşümün değerlendirilmesi açısından olumlu mesajlar verilmiştir. Diplomatik sinyaller olarak değerlendirmek gerekir.

Türkiye müttefikleri arasında savunma sanayii kısıtlamasının kaldırılması talebini güçlü bir şekilde dile getirmiş, Ayrıca NATO’nun savunma üretimini artırma kararı  Türk savunma sanayii için yeni bir iş birliğine ve ihracata yönelik önemli bir gelişmeye yol açması da sevindirici bir durum Türkiye’nin Karadeniz, Ortadoğu ve Kafkasya’daki konumu itibariyle NATO’NUN güvenlik mimarisinde önemi bir kez daha deklare edilmiştir. Bu da bundan sonra Türkiye’nin bölgesel anlamda daha fazla söz sahibi olmasına yol açarak büyük bir katkı sağlayabilir.

Konuyu toparlarsak ve özetlersek Zirve de Türkiye’ye en büyük kazanımı diplomatik ilişkilerin artırılması, ABD ile diyalog kanallarının daha da güçlü gelmesi ve bundan sonraki aşamalarda Güvenlik ve savunma sanayii de artık tabir caizse söküğümüzü dikeceğimiz ve gerek Avrupa gerekse de Ortadoğu ve Kafkasya daki ülkelere ihracatta bulunma gibi ülkemize gerek prestij gerekse de ekonomik kazanılım olarak büyük bir katkı sağlayacağının görmezden gelmek en büyük aymazlıktır. Halen ülkemizde bazı güruhların ülkemiz açısından önem arz eden gelişimleri ve zirve deki önemli maddeleri görmezden gelmeleri hayıflanacak bir durum. Burada mesele siyasi ikbal değil, ülkemizin bundan sonraki Avrupa ve Dünya ülkeleri arasında daha modern savunma sanayisine ve donanımına sahip olmaktır. Ayrıca belirtmeden yazımı tamamlamak istemiyorum. İran ve İsrail arasındaki sürtüşme yani gerginlik hiçbir zaman son bulmaz ABD her ne kadar ılımlı vs yaklaşımında bulunsa da ilk fırsatta en büyük amaçları Ortadoğu da büyük İSRAİL hayalinin hayata geçirilmesidir. Bu bağlamda Ülkemiz savunma sanayide hak ettiği yere gelmelidir. Zira bunu sağlayamazsak vakti zamanı geldiğinde dostum diyen bir ülke yanımızda kalmaz bunun için millet olarak veya siyasi otorite olarak hepimiz ülke birliğimiz ve bekası adına kenetleşmeliyiz  bir ve bütün olmalıyız bu duygu ve düşüncelerin aziz milletimizde olduğuna en kalbi duygularımla inanıyorum.  Sağlıcakla kalın

 

 

Reklamı Geç