Vatandaş olarak hepimizin bizleri yönetenlerden beklentilerimiz oldukça fazla bunlardan bir kaçını açmaya çalışırsak malumunuz temmuz ayı çalışanın, emeklinin ve memurun maaşlarına yapılan zamla alakalı memnun olduk mu? Hayır neden diye soracak olursak aldığımız maaşlar hiç birimizin beklentisini karşılamamak ta bugün ev kiralarının altında kalan maaşlar bir çoğumuzun psikolojisini bozma safhasına gelmiş durumda vatandaş bu girdaptan çıkmak ve ekonomik sıkıntı karşısında nefes almak istiyor. Bu konuda hükümetimiz iyileştirme adı altında çalışmaları devam etse de henüz tatmin edici bir gelişme söz konusu değil.
Ülkemizde gündem o kadar hızlı değişiyor ki, durdurmak önüne geçmek mümkün değil. Emekli derdiyle dertlenirken geçim sıkıntısı vs yaşarken bir bakıyorsun gündem değişiyor. Yok efendim Ardahan valisinin tayt giyerek bisiklet kullanması bir anda gündeme damgasını vuruyor, devletin ciddiyetine aykırı hareketlerinden dolayı Kars CHP Milletvekilinin TBMM deki fotoğraflı eleştirisi doğrultusunda görevden alınıyor.
Vatandaşın geçim derdi derken, Vali bey’in durumu gündeme damgasını vuruyor. Sosyal medya vs vali bey’in görevden alınmasına tepki gösteriyor. Kars Milletvekiline ver yansın yapıyorlar. Resmen emeklinin geçim derdi bir anda unutularak bir hafta boyunca Vali bey’e destek gelmeye başlıyor. Burada anlatılmak istenilen asıl valinin hangi sebepten dolayı değil işi daha da çıkmaza sokmaya çalışan bazı güruhlar bu konuyu kendilerine malzeme yapmaya çalışıyorlar. Devletin bir sistemi ve yönetim şekli var bunu değiştirmek veya kendi fikrine ve zikrine göre kimse dizayn edemez. Görevden alınmışsa bir haklı sebebi vardır. Bunu ayyukaya çıkarmanın hiç bir kıymeti harbiyesi yoktur. İşi siyasallaştırmanın ve farklı bir boyuta çekmek gerek Vali bey’e gerekse de devletin sistemine zarar verir. Allah var ya bu arada sayın Vali’yi meşhur ettiler. Türkiye de ismini bilmeyen kalmadı. Bizim ülkemizde bir anda meşhur olmakta var yerle yeksan olmakta var. Ne garip bir memleket değil mi? Bir bakıyorsunuz zirvedesiniz. Bunu birazda vatandaşımızın tarafgirliğinden dolayı olmaktadır.
Birde bakıyorsunuz Ahbap derneğinin kurucusu Haluk Levent gibi cezaevi yolunu tutuyorsunuz 2017 yılında kurulan bu derneğin Türkiye de tanınmış yüzü olan sanatçı Haluk Levent’in kendine has kronik hastalık boyutunda olan kumar vs ile baştan yardım insanlara depremde ve sıkıntılı günlerde yardım adı altındaki bu derneğin biranda kumar, bahis gibi hoş olmayan tasvip görmeyen durum karşısından milyar Türk liralarını kendi babalarının malı gibi har vurup harman savurmuşlar. Yardımsever insanların bağışları biranda buharlaşma ya başlamış bu nasıl bir yardım kuruluşu, bu nasıl bir denetimsizlik bu işin içinde nasıl bir çıkmaz var bunu anlamak mümkün değil. Nasıl bir çıkmaz içerisindeyiz devletin 1868 yılında Osmanlı Devleti zamanında kurulan Kızılay gibi bir derneğine sanki, alternatifi olarak 8 yıl önce kurulan Ahbap derneği hem yardımseverleri söğüşlemiş hemde yardım bekleyen ihtiyaç sahiplerinin ümitlerini hiçe saymış bu nasıl bir aymazlık bu yapılanlar karşısında başta Haluk Levent veya irtibatlı ve iltisaklı kim olursa olsun Yüce Türk Adaleti önünde hesap vermeli ve cezai müeyyide uygulanmalıdır. Bu işin uçu nereye gidiyorsa gitsin arkası bırakılmamalı işte o zaman hakkaniyet yerini bulur.
“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” Osmanlı Devleti’nin kuruluş döneminin manevi mimarı olan Şeyh Edebali’ manidar bir şekilde söylemiş olup bu felsefi doğrultuda herkesin kendisine çeki düzen vermesi gerekir.İnsana değer çok kıymetli bu kıymete layık olmaya çalışmak ve ülkemizin manevi değerlerine önem vermemiz her Türk milletinin kırmızı çizgisi olmalıdır. Her ne kadar güveni sarsmaya çalışsalar da birey ve millet olarak önce kendimizden başlamak kaydıyla etrafımıza güven vererek devletimizin ve milletimizin bekası adına hep birlikte silkelenerek makus talihin önüne geçmek için geç kalmış değiliz yeter ki, dürüst ve insancıl olmaya meyil edelim herşeyin üstesinden kolayca gelebiliriz. Samimiyet, güven ve inanmak millet olarak bizi biz yapan değerlerdir…Kalın sağlıcakla
