Daha Mutlu Bir Yaşam İçin!
Mutlu bir yaşam için gereken en önemli unsurlardan biri de özgüvendir. Kendinize olan güveniniz tam değilse hayatın ve kendinizin sadece kötü yönlerini görürsünüz, en ufak bir eleştiriyle dünyanız yıkılabilir.
Dahası kendinizle ilgili hiçbir şeyi beğenmez hale gelirsiniz Gerçekten bu şekilde yaşamak istiyor musunuz?
Özgüveninizi kazanmak için bazı alışkanlıklarınızdan vazgeçmeli ve hayata daha sıkı sarılmalısınız. Gelelim neler yapabileceğinize…
– Başarılı olduğunuz zamanlarda kendinizi ödüllendirin.
– Yetenekli olduğunuz yönlerinizi, güçlü taraflarınızı göz ardı etmeyin; çünkü kazandığınız her başarı kendinize olan güveninizi daha da arttıracaktır.
– Hatalarınızla kendinizi sürekli suçlamayın. Kimse mükemmel olmanızı bekleyemez. Kendinizi yiyip bitirerek iyi şeyleri göremez hale gelirsiniz.
– Hakkınızda yapılan eleştirilerin sizi yıkmasına izin vermeyin. Aksine bunları dikkate alarak eksik olduğunuz konularda kendinizi geliştirebilirsiniz.
– İlişkilerinizde açık ve rahat olmaya çalışın. Sosyal çevreniz genişledikçe iletişim gücünüz artacak ve kendinizi daha rahat hissedeceksiniz.
– Ara sıra kendinize ve yaptıklarınıza gülün. Her şeyi çok ciddiye almak bazen moral bozucu olabilir.
***
“Mutluluk bir kelebektir. Yakalamaya çalıştığınızda bir türlü başarılı olamazsınız ama hiç beklemediğiniz bir anda o kelebek gelerek sizin üzerinize konabilir.” Nathaniel Hawthorne
“Mutluluk başarmanın sevincinde ve yaratıcı çabanın heyecanında saklıdır.” Franklin D. Roosevelt
-“Nereye giderseniz gidin mutlaka kalbinizle gidin”. Confucious
– “Mutluluk bir reçel gibidir. Azıcık da sürseniz üzerinize bulaştırmadan edemezsiniz.”
– “Yaşamımızın amacı mutlu olmaktır.” Dalai Lama
– “Bu hayatta mutlu olmanın sırrı, bir şeyler yapmak, sevmek ve ümitle bekleyeceğin bir şeyinin olmasıdır.” Joseph Addison
– “Kendinizi kötü hissettiğinizde kimsenin umurunda olmayacaksınız, öyleyse mutlu olun.” Cynthia Nelms.
– “Arkadaşlarınızın size getirdiği mutluluğu kutlayın, her günü bir tatil günü gibi mutlu geçirin ve yaşamınızı kutlayın.” Amanda Bradley
– “Mutlu bir hayat için o kadar az şey gerekli ki, her şey içinizde ve düşüncelerinizde saklı.” Marcus Aurelius
Mutluluk Geni Araştırmaları:
Mutluluk Geni Bulundu! Mutluluk geni araştırması, mutlu olmanın sırrı, nasıl mutlu olurum, mutluyum, mutlusun, mutlusunuz, mutlular…
İngiliz bilim adamları, neden bazı insanların her zaman bardağın dolu, diğerlerinin ise boş tarafına baktığını genetik olarak açıklığa kavuşturdu.
Bilim adamlarına göre bunun nedeni ‘mutluluk geni’…
Essex Üniversitesi’nden Prof. Elaine Fox ve ekibi, yaptıkları araştırma kapsamında 100 gönüllüye bilgisayarda olumlu ve olumsuz etkileri olabilecek fotoğraflar gösterdi ve bu kişilerin DNA örneklerini aldı.
Katılımcıların yanıtları DNA örnekleriyle karşılaştırıldığında “5-HTTLPR” geninin mutluluk hormonu olarak bilinen “serotonin” seviyesine etki ettiği ortaya çıktı. Prof. Fox ve arkadaşlarının çalışmasına göre genin bir kısa, bir de uzun versiyonu var.
Kısa versiyona sahip olanlar, gösterilen fotoğraflardaki “olumsuz” karelerden çok, “olumlu” olanlara odaklandı. Bir başka deyişle 5-HTTLPR geninin kısa versiyonuna sahip olanların daha kolay mutlu olduğu saptandı.
Mutluluk Kavramı:
Mutluluğun öğrenilen bir duygu olduğu kanıtlandı. İngiltere’de bir okul ilk defa müfredata mutluluk dersi koydu. Araştırmacılara göre asıl mutluluk kaynağı arkadaşlık. Bundan 30 yıl önce mutlu olmak daha basitti. Güzel bir yemek ya da yeni bir çift ayakkabı mutlu olmak için yeterliydi. Ancak günümüzün materyalist toplumunda seçenekler çoğaldıkça tatminsizlik, rekabet çoğaldıkça da huzursuzluk artıyor.
Artık mutluluğu aryanlar da soluğu çeşitli psikologlar, yaşam koçları, spirituel kurumlar gibi danışmanların kapısında alıyor. Oysa bilim dünyası mutlu olmak için yeni bir alternatifin kapılarını araladı. Bilim adamları mutluluğun öğrenilebilir olduğunu savunuyor.
Yani sorunları gidermeye odaklanmak yerine, hayattaki mutlulukları fark etmek gerek. Peki, bunu nasıl başaracaksınız? Cevabı basit: Mutluluk dersiyle!
Şükreden kazanır
Aralarında Harvard ve Cambridge gibi üniversitelerden profesörlerin de bulunduğu pek çok bilim adamı, mutluluk üzerine sürdürdükleri araştırmaların sonucunu açıkladı: Mutluluk öğrenilebilir bir duygudur. İnsanların duygusal reaksiyonları üzerinde şimdiye dek çok sayıda çalışma yapıldı.
Mutsuzluğun sosyolojik ve psikolojik kaynaklarından, vücuttaki hormonal dengelere ve beyin taramalarına kadar birçok araştırma sonucunda artık insanı mutsuz yapan nedenlerin ne olduğu çözülmüş durumda. Uzmanlara göre bu sebepler ortaya döküldükten sonra bunları ortadan kaldırmak da pekâlâ mümkün.
Pennsylvania Üniversitesi’nden Psikoloji Profesörü Martin Seligman mutluluğun evrim süreci içinde gittikçe azaldığını, koşulları sebebiyle modern insanın eskiye göre artık daha mutsuz olmasının normal olduğunu söylüyor: ‘İnsan beyni evrim sürecinde negatif düşünceye yöneldi.
Örneğin ilk insanların tek kaygısı vahşi bir hayvanın saldırmasıydı. Çünkü bu onun için en büyük tehditti. Oysa günümüzde insan beyni artık rekabeti de bir tehdit olarak algılıyor. Yan komşusunun kapısının önünde yeni bir BMW gördüğünde kaygıya kapılıp mutsuz olabiliyor.’
Harvard Üniversitesi profesörlerinden Psikolog Dantel Gilbert de mutsuzluğun sebepleri çözüldüğüne göre bunun değiştirebileceğini söylüyor: Ne iyi bizim düşündüğümüz kadar iyi, ne de kötü düşündüğümüz kadar kötü. Bunlar tamamen öğrenilebilir anlayış biçimleri. Bilim dünyası mutluluğun sonradan edinilebilirliğini test eden araştırmalara da imza attı.
Bu araştırmalardan birinde psikologlar deneklerden, sahip oldukları için şükran duydukları şeyleri bir günlüğe not etmek istiyordu. Sonuçta ortaya çıkan tablo şu oldu.
Her gün sahip olduğunuz için şükran duyduğunuz beş şeyi not ederseniz kesinlikle daha mutlu bir insan oluyorsunuz! Dahası araştırma bunu yapanların yapmayanlara oranla daha iyimser ve hedeflerine daha kolay ulaşabilen insanlara dönüştüğünü de söylüyor.
Bir başka araştırma ise düzenli sporun antidepresanlarla aynı etkiyi yarattığını ortaya koyuyor. Bu bilimsel çalışmalar sonucunda ABD ve Avrupa’daki 100 kadar üniversitede gençlerin mutluluğu yakalamasını kolaylaştırmak amacıyla akademisyenler tarafından Pozitif Psikoloji’ kursları da verilmeye başlandı.
Okullara ders olacak
Peki, mutluluğun formülü bu duyguyu öğrenmekten geçiyorsa neden çocukluktan itibaren öğretilmesin? Neden okullarda da okutulmasın? İşte İngiltere’nin Berkshire kentindeki Wellington Koleji de, bu açıklamalar ışığında böyle bir girişim başlattı.
Okul, müfredatında mutluluk dersine de yer veriyor. 14-16 yaş grubundaki öğrenciler haftada bir saat pozitif olma, hayattan keyif alma, güzellikleri fark edebilme sanatı üzerine dersler görüyor. Bu derslerde eski Yunan’dan bugüne mutluluk üzerine yoğunlaşan felsefi söylemler tartışılıyor, karakter canlandırmaları yapılıyor, yeteneklerin, duyguların ve enerjilerin paylaşımları derslerde önemli bir rol oynuyor.
Okul müdürü Anthony Selden günümüzde okullarda tek başarı kriteri yüksek not’ diyor ve ekliyor: Bu düzen içinde eğitimin daha geniş amaçları olduğunu unutuyoruz. Bu dersler duygusal zekâya odaklanıyor.
Mutluluk dersiyle amacımız genel beklentiler içine hapsolmamış, materyalist bakış açısından sıyrılmış kendisiyle sorunlarını çözmüş ve ne istediğini bilen mutlu gençler yetiştirmek.’ Kolej, bu girişimden başarılı sonuç alınırsa mutluluk derslerinin tüm sınıflarda okutulmasını planlıyor. Dersler amacına ulaşır ve dünya çapında yaygınlaşırsa gelecekte yüzümüzden gülümseme eksilmeyecek demektir.
Hangi mutluluk kaynağını seçmeli?
Para:
Bir yere kadar. Araştırmalar paranın satın alabildiği temel ihtiyaçlar karşılanınca insanların mutlu olduğunu, ancak bu sürecin sonunda yine mutsuzluğa düştüğünü gösteriyor. Yani parayla mutluluk olmuyor. Genellikle çok paraya sahip olan insan, zevklere yönelik bir çarkın içine hapsoluyor.
Mutluluğu zevklerine para harcayarak kazanmaya çalıştıkça, daha tatminsiz ve mutsuz birine dönüşüyor.
Gençlik:
Hayır. Gençlik mutluluk getiren bir özellik değil. Araştırmalar, gençlerin orta yaşlılara oranla daha mutlu göründüğünü ancak hayatlarından memnun olan ve en güçlü tatmin duygusu yaşayanların aslında yaşlılar olduğunu ortaya koyuyor.
Evlilik:
Belki. Evlilik mutluluk getirebilir çünkü araştırmalar evli çiftlerin yalnız yaşayanlardan daha mutlu olduklarını gösteriyor.
Arkadaşlar:
Evet. Illinois Üniversitesi’nde yapılan geniş çaplı bir araştırma en mutlu insanların arkadaşları ve ailelerine bağlı olan, onlarla vakit geçirip pek çok şeyi yine onlarla paylaşabilen insanlar olduğunu ortaya koyuyor.
Sosyal haklar ve güvenlik:
1995-2005 yılları sürecince yapılan istatistiksel çalışmalar şu sonucu veriyor. Mutluluk katsayısı en yüksek olan ülkeler Danimarka, İsviçre, İzlanda ve Finlandiya. Yani sosyal hak ve sosyal güvencenin en yüksek olduğu ülkeler. Danimarka’da ortalama mutluluk katsayısı 8.2 iken Zimbabwe’de bu oran 3.3!
Piyango kazanmak:
Hayır. Araştırmalar piyango kazanarak para ve mutluluğa kavuşanların bu ruh halinin en fazla bir yıl sürdüğünü ortaya koyuyor. Bir yılın sonunda ani gelen mutluluk uçup gidiyor ve insanlar genellikle eski haline dönüyor.
Felsefi sorgulamalar:
Büyük ihtimalle Hayır! Ünlü yazar ve filozof Al bert Camus’nun sözlerine kulak verelim: Mutluluğun kaynağını aradığınız sürece asla mutlu olamazsınız. Hayatın anlamını arıyorsanız asla yaşayamazsınız.’ Hayal gücü sınırsız bir çocuğun boyalarıyla yaptığı resim gibiyiz…
Her gün bambaşka bir resimle, her renk, her duygu, her düşünce Güneş ülkesinde yeni şekil buluyor. Etrafınızı saracak renk demeti içinde sizde keyfe çıkın… Ve gökkuşağının altından geçer gibi bir dilek tutun mutlaka. Çünkü burası güneş ülkesi.
Mutluluk Neydi?
İnsanoğlu yaşama gerekçesini mutluluk üzerine inşa etmiştir. Her davranışını her hareketini mutlu olmak için yapar… Peki, nedir mutluluk hiç bulan var mıdır?
Neden bu kadar arkasından koşturur ki yakalamak bu denli mi zor? Mutluluk çıkarsızdır… Almadan vermesini bilendedir. Aslın da hiçte arkasından koşturmuyor. yakalamasını bilene çok kolaydır mutlu olmak.. Mutluluk: sevdiğin biriyle içtiğin bir bardak çaydadır…
Mutluluk:
Sevdiğin biriyle içtiğin bir bardak çaydadır. Bazen sevdiğin birine sımsıkı sarılmaktır. Gözlerini hayata sağlıklı açabilmektir. Köşe başında karşımıza ne çıkacak onun heyecanıdır. İki çift güzel bakan gözdedir… Paranın satın alamayacağı tek şey olsa gerek.
Peki, kaçımız bu nimetlerin farkındayız? Bizler o kadar doyumsuz insanlarız ki istedikçe istiyoruz ve elimizin altındakilerde farkına bile varmadan uçup gidiyor. Maddi durumu iyi olmayanlar hep bir kaos içinde özenti içinde yaşarlar.
Oysa çocuğu hastalandığında ona ilaç parası getirmesidir asıl mutluluk. O çocuğun gözlerindeki sevinçtir… Kısacası azla yetinmesini bilmektir mutluluk. Her şeye şükür etmektir. Nasıl ki bizi sevindiren bizi heyecanlandıran mutluluklarımız varsa yani bizimse o mutluluklar lütfen acılarımıza da hüzünlerimiz de sahip çıkalım çünkü onlarda bizimdir…
Her gün iki seçeneğimiz olduğunu unutmamalıyız o gün ya her şeyi güzel görüp mutlu olacağız! Ya da ikinci seçenek tercih bizim!
Her şeyde bir güzellik vardır yeter ki bakıp ta görmesini bilelim… Ve her şeyin inadına gülelim çünkü giden bir dakika bile geri gelmiyor
Mutlu Olmak Varken Mutsuzluk Neden?
Mutlu olmak; hayattan zevk alarak yaşayabilmektir. Mutlu olmak yüzeysel olarak baktığımızda küçük ve basitmiş gibi görünenlere değer vermektir. Mutlu yaşayabilmek; bir yaşam tarzıdır, kişinin hayat felsefesinin bir parçasıdır. Mutsuz olmak, günümüzün en tehlikeli hastalığı halinde. Can sıkıntısı, yalnızlık ve sevgisizlik ön plana çıkmış durumda.
Oysa can sıkıntısına karşı merakı ve yaratıcılığı, yalnızlığa karşı, dostluk ve hizmeti, korkulara karşı ise, sevebilme yeteneğimizi geliştirmemiz gerekiyor. İnsanlar mutluluğu anlar olarak görüyorlar, sürekli mutlu olmak imkânsız, hatta doğal görülmüyor.
Elbette ki; hepimiz her an mutlu olamayız, mutlu olmak problemsiz bir yaşam anlamına da gelmez. Evet, mutlu olmak; olumsuzlukları bir ders, bir gelişme olanağı olarak görmek, problemlerin çözümü için yaratıcılığı kullanmak ve her yaratıcı çözümle başarı ve yeterlilik duygusunun hazzını yaşamaktır.
Mutlu olabilmek, sahip olduklarımızı gözden geçirmektir, küçük değerlerde büyük mutluluklar aramaktır. Sonucun değil sürecin göz önünde bulundurulacağı ideallere sahip olmaktır. İnsanların aradığı sevgi, mutluluk içlerinden başka bir yerde değildir.
Fakat kendi yarattığımız rekabetçi, mutsuz dünya buna görmemize engeldir. Zira ” insan güzelliği içinde taşımıyorsa, dünyanın neresine giderse gitsin, onu bulamaz.” Öbür yandan çevremize şöyle bir baktığımızda; idealizmi hayalcilik, karamsarlığı gerçekçilik, büyük düşleri delilik, özgürlüğü uçukluk, farklı olma cesaretini hainlik, hizmeti boş işler, haksızlıklara başkaldıranları asi olarak tanımlayan insanların çoğunlukta olduğunu görüyoruz.
Bu düşünceyi benimsemiş olanları azınlıkta bırakmak ta bizlerin elinde… Yaşamı düşünelim… Aslında öyle mükemmel ve uyumlu ki; bu mucizenin bir parçası olmak bile çok önemli. Buna rağmen hayatın gerçek uyumunu yakalamak, ona küçük mutluluklar katarak mümkün olacaktır. Küçümsediğimiz, aldırmadığımız bir gölge gibi peşimiz sıra sürüklediğimiz gündelik yaşama neler katabileceğimizi düşünsek, kim bilir her şey ne kadar güzel olacak…
En karanlık gecede bile mutlaka parlayan bir yıldız olduğunu, bilinçaltında bir yerlere yerleştirsek her şey ne kadar çok değişecek… İpek Ongun’ un “Bu Hayat Sizin” adlı kitabında dediği gibi, mutluluk ne aranmakla ne de beklenmekle bulunuyor. Ya hep, ya hiç diyenlerin yanından bile geçmiyor.
Mutlu olabilmek, düşünmek, merak, yaratıcılık, sevebilmek… Mutluluk, hayatın yoğun karmaşasında bir an durup tüm yaşananlardaki gülümseten payı aramaktır. İnsanları düşünmeye yönelten, yüreği ve aklı insan sevgisiyle dolduran bir mutluluk kaynağı da kitaplardır.
Kitapların ne kadar iyi bir dost olduğu konusuna ise artık girme gereği duymuyorum Kitap okumak bizi can sıkıntısından uzaklaştırır. Düşünebilme, dolayısıyla üretebilme yeteneğimize bir işarettir. Kitaplar idealizmin büyüsünü keşfetmemizi sağlayacak ve bize mutluluk verecek birçok şeyin doğrudan anahtarıdır. Ve beynimizin ilk uyarıcısı…
Dünyanın güzelliklerini keşfetmek, karamsarlığı yenmek için daha ne bekliyorsunuz? Herkeste var olduğuna inandığım bu pozitif enerjiyi bir an önce harekete geçirelim. Ve üç ‘S’ yi asla aklımızdan çıkarmayalım… Sevgi, Saygı, Sorumluluk…
İnsana Huzur ve Mutluluk Veren En Önemli Şey Nedir?
Hepimizin daha mutlu olmak için hayalleri ve amaçları vardır. Bu hayaller ve amaçlar bizi hayata bağlar. Bazen hayallerimiz gerçekleşir bazen de gerçekleşmez.
Ama önemli olan hayallerimizin hep var olması ve asla umutsuzluğa düşmememizdir.
Asıl önemlisi de mutluluğun bir yolculuk olduğunu unutmamaktır.
Çünkü mutlu olmak ve hayallerini gerçekleştirmek için yola çıkıp da hayatını gerilim, üzüntü, kaygı ve endişelerle bitiren çok sayıda insan tanıdım.
Ben onlara “Mutlu olmak yolunda mutsuz olanlar,” diyorum. Mutlu olmak için canının dişine takan birisinin bu durumu çok üzücüdür.
***
Tüm bunların yanında insana huzur ve mutluluk veren en önemli duygunun yaptıklarımızdan ve kendimizden emin olma duygusu olduğuna inanıyorum.
Ne istediğimizi ve nereye gitmek istediğimizi ne kadar net ve basit olarak tanımlarsak ve o yolda ilerlersek o kadar mutlu oluruz.
Kafası karışık, kararsız, beş dakikada bir fikir değiştiren, hep olmadığı yerde olmak isteyen insanlar nelere sahip olursa olsunlar, mutlu olmaları ve yanındakilere mutluluk vermeleri çok zor olacaktır.
Çünkü bizi mutlu veya mutsuz eden sahip olduklarımızdan çok, sahip olduklarımıza ilişkin düşünce ve yorumlarımızdır.
Parayı mutluluk için tek hedef olarak alanlarla ilgili olarak çok sayıda acıklı öykü biliyorum.
Bu nedenle hayatı karmaşıklaştırmaya hiç gerek yok.
Hayatın bize en büyük armağanlarından biri mutlu olma gücünün dış koşullara bağlı olmadan içimizde olmasıdır.
***
Öyleyse;
*Hayattan ne istediğini bil,
*Sahip olduklarına şükret,
*Her sabah güneşin doğuşunu izle,
*Bir yaprağa düşen çiğ tanesine dokun,
*Ve en güzel hayatın senin hayatın olduğuna inan.
Mutluluk ve sağlık dileklerimle…
***
Büyük bir kedi, kuyruğuyla oynayan küçük bir kediye sormuş:
“Neden kuyruğunu kovalıyorsun?”
Yavru kedi yanıt vermiş:
-“Bir kedi için en güzel şeyin mutluluk, mutluluğun da kuyruğum olduğunu öğrendim. Bu nedenle onu kovalıyorum, yakaladığımda mutluluğa kavuşacağım.”
Bunun üzerine yaşlı kedi şöyle demiş:
-“Gençken ben de mutluluğun kuyruğum olduğuna karar vermiştim. Ama şunu fark ettim, ne zaman onu kovalasam benden uzaklaşıyor, ne zaman kendi yoluma gitsem hep peşimden geliyor…
***
Bu küçük hikâye çok şey anlatıyor…
84 Yaşında bir teyzeye sordum. “mutluluk senin için nedir teyzeciğim?” O nur yüzüyle tebessüm ederek cevap verdi teyze;
-“Sabahları sağlıklı uyanıyor, yürüyebiliyorum evladım.”
Sürdürülebilir Mutluluk İçin Yararlı ve Denenmiş Yollar:
1000 kişinin katıldığı bir araştırma neticesinde mutlu ilişki için yapılması ve yapılmaması şart olan 20 şey ortaya çıktı. Sizin de bu listeden öğrenebileceğiniz şeyler olabilir…
- Ne kadar ehemmiyetli olduğunuzu düşünün. Çekici olduğunuzu düşünün ve bundan zevk alın. Bunun yanında kimden hoşlandığınıza da karar verin.
- İlişkide ehemmiyetli olan nedir, beklentileriniz neler, yaratıcı olun. Ancak karşınızdakinden her vakit açık davranmasını isteyin. Etrafsal etmenleri düşünmeyin, karşılaştırma yapmayın, yalnızca sahip olduklarınızı düşünün.
- Neye odaklanmanız gerektiğini bilmelisiniz. Problem veyahut çözüm. Problemleri tespit edip çözüm geliştirmelisiniz. Aldığınız her karar bir seçimdir.
- Ne istediğinizle alakalı gerçekleri başkalarına değil, kendinize itiraf edin. Kimseye bir şey anlatmak zorunda değilsiniz.
- Herkese ne istediğinize değin gerçek düşüncelerinizi söyleyin. Âşık olduğunuzu kişiyle korkmadan vizyonunuzu ve hayallerinizi paylaşın.
- Siz seçim yapmadıkça ilişkinizin isimi konulamaz. Ruhunuzun derinliklerinde hissettiğiniz gibi karar verin.
- Özgürlük ehemmiyetlidir. Ekonomik bağımlılık ya da bağımsızlık vaziyetlerinde ilişkiyi savunmak ehemmiyetlidir.
- İlişkilerde kendinizi kandırmayın, güven içinde sürdürün. Saygı güvenle kazanılır, saygıdan aşk kazanılır. Gerçekleri anlattığımızda armağanımız arkadaşlıktır.
- Doğrunun mahremiyetinden korkmayın. Gerçek başkalarının söylediklerinden daha ehemmiyetlidir. Gerçeğin ne olduğunu bilirseniz onu anlatırsınız ve karşınızdaki kişi size her vakit güvenir.
- Şayet aitiz iyiye doğru gitmiyorsa, muhtemelen daha kötüleşiyordur. Hayat dinamik ve hiçbir şey aynı kalmıyor.
- Her ilişki tektir. Her iki tarafında, yürümesi için de emek vermesi gerekir.
- Partnerinizin işi yalnızca siz, sizin işiniz yalnızca partneriniz değildir. İlişkinize bu gerçeği gözeterek devam edin. Partneriniz bir şey söylediğinde durup dinleyin ve ona alaka gösterin. Çalışmak gereken gerçek bir dünyada yaşıyorsunuz. Gerçek olmayan beklentilerinizin ilişkinize zarar vermesini önleyin.
- Kayıtsız koşulsuz aşk zordur. Şu sıralar çok fazla işiniz yoksa onunla yakından ilgilenin. Siz kayıtsız koşulsuz başkasına kendinizi verdiğinizde, o da size kendisini verecektir. İlginiz çok dağıldığında onun da ilgisi dağılacaktır. Onunla olduğunuzda sadece onunla olduğunuz hatıra keyifli yaşamaya çalışın.
- Geçmişte yaşadığınız kırgınlıkları küskünlükleri unutun ve bugünden başlayın. Meseleleriniz olduğunda yalnızca o anki meselesi çözün, eskileri karıştırmayın.
- Çoğu insan şimdiki ilişkilerini eskileriyle mukayese eder. Bunun yerine eskileri hatıra olarak geride bırakıp şu anı ve yeni birlikteliğinizi yaşayın.
- Tartıştığınızda kendinize ‘bu bittiğinde netice ne olacak?’ testi yapın. Siz haklıysanız diğer kişi yanlış mı? Bunu ve hayatın ne kadar kısa olduğunu düşünün. Boş ve manasız tartışmalara girişmeyin. Sadece kabul edilmek ya da edilmemek mi istediğinize karar verin. Gülüp geçin ve önünüze bakın. Bu tür durumlarda tartışma yerine daha yapıcı yollara müracaat etmeyi deneyin.
- İlişkilerde hatalı kimse özür dilemeyi bilmeli. İnsanlar da hata yapabilir. Bağışlayıcı olmalı, hatalardan ders çıkararak hayatınızı sürdürmelisiniz.
- Negatiflik, canını acıtma veyahut küfür iz bırakır. Tıpkı keskin bir bıçak gibi iyileşmeyen izler bırakır. Bu izlerin neden oluştuğunu ve ağzınızı açmadan önce neler söylemeniz gerektiğini iyi tartın.
- Partnerinizle konuşmamazlık etmeyin, ona anlamayacağı şeyler söylemeyin. Hiç bir An’ın garantisi yok. Yaşadığınız An’ları en iyi şekilde yaşamaya çalışın. Sevgi ve memnuniyetle sihirli bir dünya oluşturun. Beraber olduğunuz ve size yaşattığı güzel An’lar için ona her zaman teşekkür edin.
- Ona olan sevginiz kadar ona ne söylediğiniz, nasıl söylediğiniz, nasıl davrandığınız güvenip güvenmediği, gelecekle ilgili düşünceleriniz, hayatınızı onunla paylaşmak isteyip istememeniz hepsi ehemmiyetlidir. Tüm bunları ve yukarıdaki 19 maddeyi tekrar gözden geçirerek hayatınızı şekillendirin.
