Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Kendini Kaybederek Kabul Edilmek

İnsan, en çok ne zaman kaybolur biliyor musunuz?

İnsan, en çok ne zaman kaybolur biliyor musunuz?

Bir yere ait olmaya çalışırken.

Başlangıçta masumdur her şey. Sevilmek istersiniz. Anlaşılmak, kabul edilmek isteriz masumca. Önceleri konuşmalarınıza biraz daha dikkat edersiniz, biraz daha törpülersiniz sivri yanlarınızı.

Sonra fark etmeden başlar değişim…

Bir cümleyi söylemekten vazgeçersiniz, yanlış anlaşılır diye. Bir tepkiyi bastırırsınız, fazla bulunur diye.

Ardından bir gün gelir ki artık verdiğiniz tepkiler sizin değildir.

Güldüğünüz şeyler bile size ait gelmez. Çünkü o gülüş içten olan sizin kendi gülüşünüz değil, birine uyum sağlamak içindir.

İnsan, başkalarına benzemeye çalıştıkça kendine yabancılaşır.

En acı olan şu:
Bu yabancılaşma sessiz olur. Kimse fark etmez. Hatta çoğu zaman siz bile farkında olmazsınız.

Çünkü dışarıdan bakıldığında her şey yolundadır. İnsanlar sizi sever, kabul eder, yanına alır. Herkes bu yeni benliğinizden memnundur. Fakat siz kendinizin yanına gidemezsiniz. Bir tutsaklığa mahkûm edilmişsinizdir. Adına kendi olma özgürlüğü dediğiniz bir tutsaklık…

Aynaya baktığınızda bir eksiklik hissedersiniz. Tarifi zor ama inkârı imkânsız bir eksiklik. Sanki bir yerde kendinizi bırakmışsınızdır, bir anıda, bir üzüntüde, bir hayal kırıklığında, yalandan bir gülümseyişte ve geri dönüp almayı unutmuşsunuzdur.

Oysa insanın en büyük ihtiyacı olan şey kabul edilmek değildir.

Kendine sadık kalmaktır.

Çünkü dünya sizi olduğunuz gibi kabul etmese bile, siz kendinizi terk ettiğinizde gidecek hiçbir yeriniz kalmaz.

Son olarak belki de insanın en büyük yalnızlığı şudur ki:
Kalabalıkların içinde kabul görürken,

kendi içinde kendine yer bulamamak…