Sessiz büyüyen bir sorun, yaşlılık ve yalnızlık… Türkiye’de son yüzyılda yaşam süresi uzadıkça yaşlı nüfus da artmakta. Ancak bununla birlikte yalnızlık da belirginleşmekte. Eş kaybı çocukların farklı şehirlerde yaşaması veya emeklilik sonrası sosyal çevrenin daralması yaşlıları daha kırılgan hale getirmektedir. Zira uzun süreli yalnızlıklar; depresyon, kaygı, unutkanlık ve uyku bozukluklarına zemin hazırlamaktadır. Ailelere, yerel yönetimlere ve topluma bu noktada önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu arada yaşlı bireyleri düzenli olarak ziyaret etmek, sosyal etkinliklere katılmalarını teşvik etmek, yönlendirmek ve komşuluk ilişkilerini güçlendirmek oldukça önemlidir. Yaşlılarımız bizim köklerimizdir. Geçmişimizle geleceğimiz arasında köprüdür. Onlara gereken sevgi ve saygı göstermek sadece bir sorumluluk değil, aynı zamanda insanlık görevimizdir. Yaşlılık yalnızca bir dönem değil, aslında bilgi ve tecrübenin olgunlaştığı bir zaman dilimidir. Zira modern hayat, büyük (metropol) kentleşme nedeniyle bazı yaşlılarımız görünmez hale geliyorlar. Bir telefon açmak, kapısını çalmak, halini hatırını sormak maddi yardımdan daha kıymetlidir.
Aile içi iletişimi güçlü tutmak torunlarla vakit geçirmelerini sağlamak, sosyal kulüpler, hobi grupları gönüllü ziyaret programları yaşlılarımızın yaşam sevincini besleyerek hayata tutunmaya çalışırlar. Komşuluk kültürünü yeniden canlandırmak da önemli. Şunu unutmamak lazım yaşlılarımıza davranış biçimimiz bir toplumun medeniyet seviyesini gösterir. Bugün genç olanlardan yaşanacak. Yani aslında yaşlılarımıza verdiğimiz değer kendi geleceğimize vereceğimiz değer olduğunu unutmamak gerekir. İslam dinine göre; yaşlılara saygı ve merhamet çok kıymetlidir. Kur’an-ı Kerim’de anne babaya iyi davranmak özellikle vurgulanır. İsra Suresi’nde ” onlardan biri veya her ikisi, yanında yaşlanırsa onlara öf bile deme, onları azarlama, güzel söz söyle” diye buyrulur. Hadisler de de büyüklere saygı, küçüklerin merhameti ve yaşlılara ikram etmenin Allah katında değerli davranış olduğu ifade edilir. Yaşlılarımıza hizmet etmek, gönüllerini almak büyük sevaptır. Bu bağlamda İslam yaşlılara yük değil, rahmet olarak bakmayı öğütler yaşlılarımıza gösterilen ilgi ve alakanın hem bu dünya da hem de ahirette manevi anlamda büyük bir kazanç olduğunu unutmamak gerekir. “Dünya ahiretin tarlasıdır, ne ekersen o’nu biçersin”
Kalın sağlıcakla…
