Vatandaşlar ve mali müşavirler, e-Devlet üzerinden birçok belgeye erişim mümkünken Ticaret İl Müdürlüklerinin hâlâ mali müşavir onaylı evrak talep etmesini “vatandaşa ek iş yükü” olarak değerlendiriyor. Benzer uygulamalar farklı kamu kurumlarında da görülüyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), belediyeler, vergi daireleri ve bazı odalar, elektronik ortamda ulaşılabilecek bilgilere rağmen hâlâ ıslak imza veya onaylı belge talep ederek vatandaşın işini zorlaştırıyor.
Kâğıt israfı da eleştirilerin merkezinde. Dijital ortamda kolayca doğrulanabilecek belgelerin basılı kopyalarının istenmesi, hem vatandaşın hem de kurumların zaman kaybetmesine yol açarken, aynı zamanda çevre açısından da ciddi bir sorun olarak görülüyor.
Kurumlar ise eleştirilere karşı, “Biz mevcut müfredata uyuyoruz, değişiklik için bakanlığa dilekçe yazabilirsiniz” açıklamasıyla yetiniyor. Ancak bu yanıt, beklentileri karşılamaktan uzak.
Burada en çok dile getirilen sorulardan biri de şu:
“Neden müfredatlar güncellenmiyor? Teknoloji bu kadar ilerlemişken, eğitim ve uygulama süreçleri hâlâ eski sistemlere göre mi yürümek zorunda?”
Vatandaşların en çok sorduğu diğer soru ise:
“Gelişmiş ve gelişmekte olan teknoloji bu kadar yaygınken, bakanlıklar ve kamu kurumları neden hâlâ bu değişimden uzak duruyor?”
Özellikle büyükşehirlerde bu durum daha da ağır hissediliyor. İstenilen evrakların yazılı ortamda bulunmaması, vatandaşları bir noktadan diğerine gitmek zorunda bırakıyor. Trafik, zaman kaybı ve maddi masraflar vatandaşın yükünü artırırken; eksik veya yanlış verilen bilgiler yüzünden aynı mesafelerin defalarca gidilip gelmesi hem maddi hem manevi kayıp olarak yansıyor. Son dönemde bu sorunların en belirgin şekilde yaşandığı kurum ise Kocaeli Ticaret İl Müdürlüğü oldu.
Sonuç olarak, teknolojinin sağladığı kolaylıkların kamu hizmetlerine daha etkin yansıtılamaması ve her yıl tonlarca kâğıdın boşa harcanması, hem ekonomik hem çevresel açıdan kamu yönetiminin sorgulanmasına neden oluyor.
KOCAELİ/Tuğba Durmuş


