Önüne gelen gazeteci önüne gelen muhabir, önüne gelen yazar…. Hiçbir şey yazdıklarını hiçbir icraatlarını da göremiyoruz, maalesef! Yemekli, kahvaltılı, hediyeli basın toplantılarında 200 kişiyi bulan Gebze basın ordusunun normal basın toplantılarına haberlere cenazelere (gazeteci cenazelerine) katılmadıklarına şahit olduk. Bu utanmaz, ahlaktan yoksun, gazeteciyim diye geçinen soytarılara söylüyorum! Uzun yıllar Gebze basınında aktif halde çalışan Kamil Uzunmehmet cenazesine neden katılmadınız? Ortalıkta gazeteciyim diye gezen beyinsizlere, bunları gazeteci sınıfına koyan gerizekalılara sesleniyorum! Ayda yılda, reklam için ilan için bir gazete çıkaran Gebze’de oluyor büyük gazeteci, aktif yayın yapan gazeteciler işini ciddi ve dürüst yaptıkları için sağa sola yalandan saldırmadıkları için ön plana çıkamıyorlar. Vatandaş sağa sola çamur atan gazeteciyim iye geçinen haysiyetsizlere itibar ediyor. Bir kahvaltılı basın toplantısında aktif gazetecilik yapanlar oturacak yer bulamıyor. Anasını, danasını, manitasını, kız arkadaşını alan gazeteciyim diye en ön saflarda oturuyor. Burada edindikleri bilgileri de yazacakları bir yerleri olmadığı için Çoban Mustafapaşa Cami’nin duvarına yazıyorlar… Belediyelere, Ticaret Odası’na basın toplantısını düzenleyen kurum veya kuruluşlara soruyorum aktif yayın yapan gazeteler, aktif çalışan gazeteciler var iken, bu çorbacı gazetecileri nereden arayıp buluyorsunuz? Toplantılarda yoklar, haberde yoklar, gazetecilerin cenazesinde yoklar… Yemekli, kahvaltılı, hediyeli, eşantiyonlu, avantalı toplantılarda başköşelerde oturtuluyorlar…. Bunları davet eden de yüzsüzdür. Geçtiğimiz ay vefat eden gazeteci Kamil Uzunmehmet’in cenazesine katıldım, orada gördüğüm manzara tamamen işler acısıydı. 3-5 tane gazeteci katılmış başka kimse yok. Kahvaltıya, yemeğe, çaya çorbaya, eşantiyon toplantılarına katılan sözde “gazeteciyim” diye katılan şerefsizlere soruyorum. Cenazede neredeydiniz? Sadece bu yazdığım sözde gazeteci geçinenlerin suçu değil. Bunları davet eden, başta belediyeler, ticaret odası, sivil toplum kuruluşları da bunlar kadar suçludur. Hangi belediye kahvaltısız, yemeksiz, basın toplantısı düzenledi ise kaç tane gazeteci katıldı? Hemen hemen hiç kimse yok… Halen belediyeler, ticaret odası, sivil toplum örgütleri bunları görmüyor mu? Önüne gelen bir internet sitesi kuruyor. 3 kuruş menfaati için kurum ve insanlara kuruluşlara çamur atarak malı götürüyorlar… Aktif gazetecilik yapanlar, bu tür defolu gazeteciler yüzünden basın toplantılarına katılmıyorlar. Gazetecilik ahlaklı bir iştir. Adamın iş yeri var. Bir de internet sitesi kuruyor. Al sana büyük gazeteci. Toplumda, protokolde söz sahibi olmak için sözde “gazeteciyim” diye geçiniyorlar. Bu tip gazeteciyim diye geçinenlere müsaade edilmemeli. Benden söylemesi!


