Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

BESLENME BOZUKLUKLARI

Beslenme bozukluğu, bireyin yaşına, cinsiyetine, fiziksel aktivite düzeyine ve sağlık durumuna uygun miktarda enerji ve besin öğelerini alamaması veya gereğinden fazla alması sonucu ortaya çıkan sağlık sorunlarının genel adıdır.

Beslenme bozukluğu, bireyin yaşına, cinsiyetine, fiziksel aktivite düzeyine ve sağlık

Beslenme bozuklukları temel olarak iki grupta incelenebilir: Yetersiz beslenme: Vücudun ihtiyaç duyduğu enerji, protein, vitamin ve minerallerin yeterli düzeyde alınamaması durumudur. Çocuklarda büyüme geriliği, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve öğrenme güçlükleri gibi sonuçlar doğurabilir. Aşırı ve dengesiz beslenme: Gereğinden fazla enerji alımı veya bazı besin gruplarının aşırı tüketilmesi sonucunda ortaya çıkar. Obezite, tip 2 diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları ve bazı kanser türleriyle ilişkilidir.Bunun yanında demir eksikliği anemisi, iyot eksikliği, D vitamini eksikliği ve çeşitli vitamin-mineral yetersizlikleri de beslenme bozukluklarının önemli örnekleri arasında yer almaktadır.

Türkiye’de beslenme bozuklukları önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir. Ancak günümüzde sorun, geçmiş yıllardan farklı bir görünüm sergilemektedir.Geçmişte özellikle kırsal bölgelerde yetersiz beslenme ve protein-enerji eksikliği ön plandayken, günümüzde şehirleşmenin hızlanması, yaşam tarzının değişmesi ve hazır gıda tüketiminin artması nedeniyle aşırı ve dengesiz beslenme daha fazla dikkat çekmektedir.Türkiye’de obezite oranları son yıllarda belirgin şekilde artmıştır. Özellikle kadınlarda ve ileri yaş gruplarında obezite önemli bir sağlık sorunu haline gelmiştir. Çocukluk çağı obezitesindeki artış da gelecekte kronik hastalık yükünün daha da büyüyeceğine işaret etmektedir.Diğer taraftan demir eksikliği anemisi, D vitamini eksikliği ve bazı mikro besin öğesi yetersizlikleri de toplumun önemli bir bölümünü etkilemektedir. Bu durum Türkiye’nin bir yandan aşırı beslenme kaynaklı sorunlarla mücadele ederken diğer yandan çeşitli besin öğelerinin eksikliğinden kaynaklanan sağlık problemlerini yaşamaya devam ettiğini göstermektedir.

Beslenme bozukluklarının ortaya çıkmasında birçok faktör rol oynamaktadır.İlk olarak ekonomik koşullar önemli bir etkendir. Gelir düzeyinin yetersiz olması bireylerin sağlıklı ve çeşitli gıdalara ulaşmasını zorlaştırabilmektedir. Buna karşılık yüksek kalorili ancak besin değeri düşük ürünler daha fazla tercih edilebilmektedir.Şehirleşme ve modern yaşam tarzı da beslenme alışkanlıklarını değiştirmiştir. Hızlı yaşam temposu nedeniyle hazır gıdalar, paketli ürünler ve fast-food tüketimi artmıştır. Bu ürünler genellikle yüksek miktarda tuz, şeker ve yağ içermektedir.Fiziksel aktivite eksikliği de önemli bir sorundur. Teknolojik gelişmeler günlük hareket miktarını azaltmış, masa başı çalışma ve ekran karşısında geçirilen süreler artmıştır. Alınan enerjinin harcanamaması kilo artışına neden olmaktadır.Beslenme eğitiminin yetersiz olması da önemli bir etkendir. Birçok kişi sağlıklı beslenmenin temel ilkelerini bilmemekte veya günlük yaşamında uygulayamamaktadır. Sosyal medya ve reklamlar aracılığıyla yayılan yanlış beslenme bilgileri de bu sorunu artırabilmektedir.

Beslenme bozukluklarının etkileri yalnızca kilo değişiklikleriyle sınırlı değildir. Yetersiz veya dengesiz beslenme vücudun hemen her sistemini etkileyebilir.Çocuklarda büyüme ve gelişme geriliği, öğrenme güçlükleri ve sık enfeksiyon geçirme gibi sorunlar görülebilir. Yetişkinlerde ise obeziteye bağlı olarak diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları ve eklem problemleri gelişebilir. Ayrıca bazı vitamin ve mineral eksiklikleri yorgunluk, dikkat dağınıklığı, kemik sağlığında bozulma ve bağışıklık sisteminde zayıflamaya yol açabilmektedir.Beslenme bozuklukları aynı zamanda sağlık harcamalarının artmasına ve iş gücü kaybına neden olarak ülke ekonomisini de olumsuz etkileyebilmektedir.

Beslenme bozukluklarının önlenmesinde bireysel ve toplumsal düzeyde çeşitli önlemler alınabilir.Öncelikle günlük beslenmede çeşitlilik sağlanmalıdır. Sebze, meyve, tam tahıllar, süt ve süt ürünleri, et, balık, yumurta ve kurubaklagiller dengeli şekilde tüketilmelidir.Şekerli içecekler, aşırı tuzlu ürünler ve işlenmiş gıdalar mümkün olduğunca sınırlandırılmalıdır. Günlük yeterli miktarda su tüketimi teşvik edilmelidir.Düzenli fiziksel aktivite sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçasıdır. Yürüyüş, yüzme, bisiklet ve benzeri aktiviteler enerji dengesinin korunmasına yardımcı olur.Çocuklara erken yaşlardan itibaren sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırılmalı, okul kantinlerinde ve toplu beslenme hizmetlerinde sağlıklı seçenekler artırılmalıdır.Toplumun beslenme konusunda bilinçlendirilmesi amacıyla eğitim programları düzenlenmeli, sağlık profesyonellerinin rehberliğinden daha fazla yararlanılmalıdır.

Sağlıklı bir toplumun temeli, yeterli ve dengeli beslenen bireylerden oluşmaktadır.