“Son günlerde ülkemizin çeşitli bölgelerinde öğretmenlerimize yönelik sözlü ve fiili saldırıların artması kabul edilemez bir noktaya ulaşmıştır. Eğitim kurumları; disiplinsizliğin, saygısızlığın ve otorite boşluğunun meşrulaştırıldığı alanlar değildir. Öğretmen; kin güden değil, nesil inşa eden insandır. Öğretmen; düşman değil, evladımızın geleceğini şekillendiren rehberdir. Ancak üzülerek görmekteyiz ki; bazı öğrenciler öğrenci gibi davranmamakta, öğretmen uyarı yaptığında ise arkasına velisini alarak okullarda akran zorbalığını artırmakta, öğretmenlere karşı saygı sınırlarını aşan tavırlar sergilemektedir. Daha vahimi, bazı velilerin gerçeği araştırmadan doğrudan öğretmeni hedef alan tutumları, disiplinsizliği cesaretlendirmektedir. Buradan açıkça ifade ediyoruz:
- Öğretmene yönelik her saldırı, toplumun geleceğine yapılmış bir saldırıdır.
- Öğretmenin otoritesini zayıflatan her tutum, okul düzenini çökertir.
- Velinin görevi öğretmeni sorgusuz yargılamak değil, çocuğuna doğruyu öğretmektir.
Özellikle mübarek Ramazan ayında camilerimizden, kürsülerden ve vaazlardan şu hakikat yüksek sesle dile getirilmelidir:
Öğretmen düşman değildir. Öğretmenin yaptığı uyarı eğitim amaçlıdır. Anne-baba çocuğunun avukatı değil, terbiyecisidir. Evlatlarımızı savunurken hatayı meşrulaştırmayalım. Yanlışa arka çıkmak, evladımıza iyilik değil kötülüktür. Bizler eğitim çalışanları olarak sabırla, fedakârlıkla görev yapmaya devam edeceğiz. Ancak bilinmelidir ki; öğretmeni yalnız bırakan bir toplum, geleceğini karanlığa terk eder. Tüm velilerimizi sağduyuya davet ediyoruz. Çocuklarımıza önce saygıyı, sonra başarıyı öğretelim.
Okulda öğretmen otoritesini zayıflatmak kimseye kazanç sağlamaz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
