Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,147
DOLAR 7.77
EURO 9.13
ALTIN 474.58

VİRÜSE TERSTEN BAKMAK!271 defa okundu

kategorisinde, 18 Mar 2020 - 15:04 tarihinde yayınlandı
VİRÜSE TERSTEN BAKMAK!

Bizim mesleğin temelinde her şeye tersten bakmak vardır. Olup bitene kuşku ile bakacaksınız ki farklı şeyleri görebilesiniz. Sürekli iktidarı ve güçlüleri yalıyor, eteklerinden asılmaya çalışıyorsanız siz gazeteci  olamazsınız. Virüs olayını bu güne kadar yazdık çizdik ve kuşkularımızı dile getirdik ancak işin içine para girince boyutlarının ne kadar da değiştiğini zamanla çok daha iyi anlıyoruz.

Dünkü yazımda da belirtmiştim, işin içinden çok büyük bir siyonizm ve kapitalizm oyununun çıkacağını…Söylediklerimde haklı olduğumu her geçen gün daha da iyi anlıyorum. Zira, önlem aldıkça para harcıyoruz, para harcadıkça başkalarının ceplerini dolduruyoruz. Biz ve bizim gibi düşünenler de daha çok harcadıkça birileri ellerini oyuşturup bizi izlemeye devam ediyor.

Bu söylediklerimiz asla böyle bir salgın karşısında hiç bir önlem alınmasın anlamına gelmemeli. Dünyada bir olay olduğu zaman sürekli hep olumlu etkisi kime olmuşsa yapan da o dur mantığından hareket edilirdi. Korona virüs salgınından sonra başta ilaç olmak üzere kolonya, deterjan kimya ve temizlik ürünlerinde alış veriş patlaması yaşandı. Dünyada ilaç ve kimya sektörü Yahudilerin elinde olduğuna göre insanın aklına çok daha farklı şeyler geliyor. Bunun yanında satılan makarna, bulgur ve pirinç de işin tuzu biberi…Yani bugüne kadar dünyanın bir bölümünü silahla yok etmişlerdi, şimdi de ilaç ve deterjanla nüfus planlaması yapılıyor sanki….Avrupa ülkeleri ise sosyal güvenlik sistemleri çöktüğü için yaşlı hastaları adeta gözden çıkarmış gibi…Herkes kolonya ve el dezenfekteden bahsediyor ama önceki gün girdiğim bir sağlık ocağında elime sürdüğüm dezenfektan resmen çamaşır suyu gibi kokuyordu ve midemi bulandırdı. Bu süreçte sahtesine ve sağlıksız olanına da gereğinden fazla dikkat etmek gerekiyor.

Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın’ın da söylediği gibi galiba bu işi çok fazla abartıyoruz. Geçmişte aynı şeyleri kuş gribi sırasında da yaşamıştık. Dönemin Sağlık Bakanı Recep Akdağ; “Bir süre sonra Türkişye’de kuş gribinden binlirce insan ölebilir” demişti. Daha sonra Türkiye’ye milyonlarca kuş gribi aşısı satıldı ve hiç biri kullanılmadan çöpe atıldı. Buradaki devletin zararı nedir, bu işe aracılık eden uluslararası bir çete var mıdır? Bu soruların cevabını bulmadan bugün yaşadıklarımıza cevap bulamayız.

Bir ikincisi, yanı başımızda TÜBİTAK denen bir kurum var ve ne işe yaradığını biz bile çözemiyoruz. Bu tür durumlarda anında ortaya çıkması gereken kurumdan bugüne kadar hiç ses duymadık. Yoksa hala daha içeride ve önemli noktalarda halaa ipler FETÖ’cülerin elinde ve imkanlar yine başkaları için mi kullanılıyor?

ESNAF PERİŞAN VE ÇÖZÜM BEKLİYOR!

Bu tür durumlarda önlem ve önleyici tedbir çok önemli ancak işin bir de farklı boyutu var. Dün Gebze’nin en işlek kafe ve restoran caddelerini dolaştım ve herkesin hali perişandı. Ne kapalı iş yeri sahibi halinden memnun, ne de açık iş yeri sahibi. Açık olan iş yerlerinde üç beş müşteri var, bün boyu aynı görüntüler yaşanıyor. Kapalı olan iş yeri sahipleri ise bu işin ne kadar daha süreceğini merak ediyor. En ufak bir iş yerinin bile 3-5 milyon TL kira verdiği Gebze’de özellikle kafe ve restoran gibi işletmelerin bir çoğu 10-15 milyon arasında kira veriyor ve her biri işin içerisinden nasıl çıkacağını düşünüyor. Ticaret Odası, Esnaf Odası ve Diğer odalar ve STK’lar bu işe el atmalı ve mağdur olan ticaret erbabının sorunları çözülmelidir. Yoksa krizin bıraktığı etkiler çok daha derin olacak.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Mustafa Arslan
YORUM YAZ