Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 1,069
DOLAR 7.25
EURO 8.63
ALTIN 478.07

İstanbul sözleşmesi tepkisi!155 defa okundu

kategorisinde, 09 Oca 2020 - 01:26 tarihinde yayınlandı
İstanbul sözleşmesi tepkisi!

Yeniden Refah Partisi Gebze İlçe Teşkilatı Aralık ayı ilçe divanı yoğun bir katılımla gerçekleşti. Toplantıda konuşan Uzman Klinik Psikolog Miktad Ertem İstanbul sözleşmesi ve 6284  sayılı kanun hakkında görüş bildirerek, sapıklığın önünün açıldığana dikkat çekti.

İlçe divanına İl Başkanı Mehmet Aras ile birlikte il yöneticileri katıldı. Divanda birim başkanları, gençlik kolları, hanım kolları ve mahalle başkanları raporlarını sundu. 
Divanda açılış konuşmasını yapan İlçe Başkanı Engin Kılıç Bugün 6284 sayılı kanun ve İstanbul Sözleşmesini ehlinden öğreneceğiz. Biz diyoruzki İstanbul Sözleşmesin Aile kurumumuz  sağlam kalsın.dedi. Kısa bir selamlama Konuşması yapan İl Başkanı Mehmet Aras ; Hükümet işçiye,memura.emekliye zam verirken kaşıkla veriyor kepçeyle alıyor.dedi.

Kısa konuşmalar ve raporların ardından söz alan Uzman Klinik Psikolog Miktad Ertem İstanbul sözleşmesi ve 6284  sayılı kanun hakkında konuştu. Konuşmasında  Miktad Ertem; ‘Kadına yönelik şiddetin önlenmesi kavramıyla gizlenen ve esas amacının Toplumsal Cinsiyet Eşitliği adı altında eşcinsel sapkınlığın meşrulaştırılmasına ve ailenin parçalanmasına zemin hazırlayan İstanbul Sözleşmesi,AB ve Siyonist destekçisi,İslam Düşmanı, marjinal medya ve Sivil Toplum kuruluşları tarafından canhıraş şekilde savunulmaya başlandı. AB uyum kriterleri çerçevesinde Türkiye’nin de imzalamak zorunda kaldığı uluslararası anlaşmanın İstanbul Sözleşmesi adıyla Türkiye’de uygulanmasına yönelik tepkiler artarken,dış kaynaklı fonlarla beslenen ve Türkiye’de eşcinsel sapkınlığın yaygınlaştırılmasına hizmet eden sözde STK’lar İstanbul Sözleşmesini savunmaya geçti. Yeniden Refah Partisi’nin gündeme getirmesi ve kamuoyu oluşturmasıyla bir çok Sivil Toplum Kuruluşu konunun farkına vardı ve kaldırılması yönünde çağrılar yaptıç İstanbul Sözleşmesini, yanında yer alan Kadem, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadın Dayanışma Vakfı, Türk Kadınlar Birliği hepsi ortaklaşa AKP kayseri milletvekili hülya nergis atçı öncülüğünde mecliste ıstan bul sözleşmesinin etkin uygulanması ve izlenmesi alt komisyonu 7. Toplantısını gerçekleştirmişlerdir.” dedi.

 SAPKINLIĞA ÖZGÜRLÜK SÖZLEŞMESİ

Erdem ayrıca; “14 Mart 2012’de kabul edilen ve 1 Ağustos 2014’te yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi, ‘’Kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi” kavramıyla gerçek amacın saklandığı,toplumsal cinsiyet eşitliği kavramıyla da “üçüncü cinsiyet” (!) denilen eşcinsel sapkınlığın meşrulaştırılmasının ve yaygınlaştırılmasının amaçlandığı bir sözleşme niteliği taşıyor.İstanbul Sözleşmesi dayanak yapılarak kurulan AB destekli sözde STK’lar eliyle LGBTİ faaliyetlerine özgürlük sağlanarak eşcinsel sapkınlığın propagandası yapılıyor.
Sözde “onur yürüyüşü” (!) adıyla tüm Türkiye çapında eşcinsel sapkınların düzenlediği gösteri ve eylemler her ne kadar valiliklerce yasaklansa da İstanbul Sözleşmesi’nin getirdiği yükümlülükler arsız ve hayasız güruha yasal dayanak olarak gösteriliyor. Ilk bakışta doğal insan hakkı gibi görünen bu talebin altındaki asıl gaye, kadın ve erkek eşitliği savunuculuğu değildir. Kadın ya da erkeklerin haklarını ayrı ayrı savunmak da değildir. Burada derin bir algı yönetimiyle ” üreme şartı olmaksızın toplumsal cinsiyet eşitliğinden” bahsedilirken, lgbt guruplarının da bu eşitliğe ayrıca sahip olmaları gerektiğine vurgu yapılmaktadır. Aslında perde arkasında gizlenmeye çalışılan asıl sinsi gaye budur. Bu bakımdan konu basında en başından beri zaten yanlış ve eksik tartışılmaktadır. Basın ve sosyal medyada bu yanlış tartışma ve tartıştırma biçiminin de bir Siyonist yanıltma ve saptırma metodu olarak ortaya çıktığı kesindir. Kavram karmaşaları yaratarak nihai hedef ustaca gizlenmektedir. Yalan uzmanı Siyonist çetecilerin ustaca yanıltmalarıyla, değişik kalıplar içerisine gizledikleri ve topluma sundurdukları bu dönüşümsüz teh

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Avatar
YORUM YAZ